Ekonomi
Giriş Tarihi : 05-08-2021 18:26   Güncelleme : 05-08-2021 18:26

İL MÜDÜRÜ ORHAN SARI; ÇELTİK ÜRETİCİLERİNİ UYARDI

​ SARI; ÇELTİK ÜRETİCİLERİNİ UYARDI

İL MÜDÜRÜ ORHAN SARI; ÇELTİK ÜRETİCİLERİNİ UYARDI

SARI; ÇELTİK ÜRETİCİLERİNİ UYARDI.

ÇELTİKTE YANIKLIK HASTALIĞI İLE MÜCADELE ZAMANININ BAŞLADIĞI AÇIKLANDI

 

İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan SARI İlimizde Çeltik üretim alanlarında yapılan incelemeler ve mevsim değerleri göz önüne alındığında Çeltik Yanıklığı (Pyriculariaoryzae Cav.) hastalığının bazı parsellerde görüldüğü ve diğer alanlarda ise uygun iklimsel değerler bulunduğunu üreticilerimizin tarlalarını kontrol ederek hastalık görülen sahalarda İl/İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri ile iletişime geçerek ilaçlamaya karar verilmesi konusunda çiftçilerimizi uyardı.

          Yanıklık hastalığına (yaprak, boğum, salkım, salkım sapı yanıklığı) kurt boğazı, sam vurması, pas,  gibi isimler de verilmektedir. Kışı çeltik tohumlarında, hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarında veya darıcan (Echinochloacrus-gailiRoem et Schult) gibi bazı yabani buğdaygillerde geçiren hastalık etmeni Fungusolup; misel formunda kışı geçirir. Bunların oluşturduğu konidiosporlar rüzgar veya sulama suyu ile sağlam bitkilere ulaşarak uygun koşullarda, sekonder (ikincil) enfeksiyonları oluştururlar.

          Yanıklık hastalığının gelişmesinde; yüksek sıcaklık ve orantılı nem ile yağış miktarı ve yağışlı gün sayısı önemli olup; hastalık oluşumu için; optimum sıcaklık 25-28°C orantılı nemin %85-100 olması ve diğer koşulların uygun olması yeterlidir.

           İlimizde   yağışlar, günlük oluşan çiğ gibi mevsimsel  faktörlerin yaratmış olduğu rutubet ortamının, yaprak üzerinde günün geç saatlerine kadar devam etmesi, hastalık oluşumunu artırmaktadır.

          Bitkide belirtiler yaprak, yakacık, kın, boğum, salkım, salkım boğumu ve tane kavuzlarında görülür.

Bu lekeler iğ veya baklava dilimi şeklinde, iki ucu sivri, ortası gri-bej veya saman sarısı renkte olup etrafı kahverengi bir hale ile çevrilidir. Lekelerin şekli, sayısı, büyüklüğü çeltik çeşidinin duyarlılığına, etmen ırkının hastalandırma yeteneğine ve hastalık gelişimi için çevre koşullarının uygunluğuna bağlı olarak değişir. Başlangıçta ayrı ayrı ve küçük olan lekeler daha sonra büyüyüp birleşerek yaprağın tamamen kurumasına neden olabilirler.

          Etmenle bulaşık olan yakacık, iplikle sıkılmış gibi bir görünüm alır. Yakacıktaki leke, yaprak kınına doğru uzanabilir. Kın üzerindeki lekeler yaprak ayasındakilerden farklıdır. Sap üzerinde ise yağ lekesini andıran belirtiler oluşur ve bu lekelerin üzerlerinde petrol yeşili renkte küf gelişir. Bitki üst kısmından çekilirse boğumdan kopar ve çoğunlukla boğumun alt kısmında bitki sağlam olmakla beraber, sonraki dönemlerde alt kısımlardaki, birinci ve ikinci boğumlarda önce doku yumuşaması, sonra kahverengileşme ve siyahlaşma şeklinde görülen “boğum enfeksiyonları” meydana gelir.

          Salkım oluşumundan sonra, salkımın hemen altındaki boğumda da yanıklık enfeksiyonu görülebilir.

Bu durumda salkım normal yeşil renk yerine, mavi-yeşil renk alır. Boyun enfeksiyonunun oluş zamanına göre, ya kavuzlar içinde tane hiç oluşmaz ve boş kavuzlar meydana gelir veya ince, cılız, çimlenme yeteneği ve pazar değeri olmayan, tebeşir gibi beyaz daneler oluşur.

          Hastalığın görülmesinde etmene dayanıksız çeşit kullanımı; yüksek dozda kullanılan azot miktarı, fosfor eksikliğine sebep olan dengesiz gübreleme, azotun zamansız uygulanması, sık veya geç ekim yapılması, su seviyesinin derin tutulması, serin sulama suyu ve mahsulün susuz bırakılması gibi kültürel koşullar, hastalık gelişmesini teşvik eder hastalık tarlada başlangıçta, azotlu gübrenin fazla kullanıldığı veya daha sık ekim yapılan kısımlarda, 1-2 m çapında çökmüş haldeki ocaklar olarak dikkati çeker. Eğer, hastalığın gelişmesini teşvik eden uygun koşullar devam ederse, bu ocakların çapı büyür ve hatta tarlanın tümünü kaplayabilir. Epidemi yıllarında zarar oranı, bazı tarlalarda %100’e ulaşabilir.

Mücadele için;

.